4 Ekim 2011 Salı

HAFTAYA MİM'LE BAŞLADIM.


Herkese sevgilerimi gönderiyorum,nihayet ikinci mimi de tamamlayabildim.Her ne kadar sürç-i lisan ettiysem affola:)

İlk düzenli okuduğunuz blog ve hissettikleriniz;
2005 yılının başlarıydı,işyerinde arkadaşımla sohbet ederken ikram için değişik tarifler aradığımdan bahsetmiştim.Bana "portakal ağacı"nı gösterdi,o zamandan sonra ara ara girip inceler oldum,uyguladığım tarifler oldu.Başka bloglar olup olmadığının farkında değildim.Bir süre sonra farklı konularda bir çok blog olduğunu farkettim,çok hoşuma gitmişti,o zamandan beri aklımda olan kendi bloğumu açma fikrini ancak bu senenin başında hayata geçirebildim.
Sanal alemde tanışıp görüştüğünüz bloggerler;
Hem yeni hem de mesafe olarak uzak olmam nedeniyle şu an yok.
Blog dünyasına adım attığınızda,gökyüzündeki yıldız kadar parlak gelen,asla onun gibi olamam diye düşündüğünüz Blogger'lar;
Yıllarını vermiş artık profesyonel olarak nitelendireceğim blogger'lar var,ben daha yolun çok başındayım 
Moda blogları arasında  en sevdiğiniz blog;
Çok sıkı moda takipçisi değilim ama tamamen uzak kalmamak adına bir kaç tane okuduğum blog var.

Stil direktörü,10 dakika gecikiyorum makyajım bitmedi,Salıncakta iki kişi,Ses-seda
Yazılarını okurken keyiflendiğiniz bloggerler;
Üye olduğum hemen hemen tüm blogları keyifle okuyorum.

Blogger denildiği an aklımıza gelen ilk isimleri yazıyoruz :)
Link vermiyoruz,sadece aklımızda kimler yer etmiş onu öğrenmiş oluyoruz.:)
Portakal Ağacı,Hünerli Bayanlar,Ufuk Mutfakta,Cafe Fernando,Sağlıklı Mutfak

1 Ekim 2011 Cumartesi

DEREOTLU VE PEYNİRLİ POĞAÇA

 
   Beni eskilere götüren bazı tarifler vardır.Zamanın nasıl da hızlı aktığını hatırlatan,burnumun direğini sızlatan tarifler...Ev yapımı poğaçalar da onlardan ,annemin gün menülerinde sıklıkla yer alırdı.Şimdilerde annem kendilerine yaramıyor diye bu işlerden elini çekti.Benim hoşuma gidiyor yeni tariflerin yanı sıra eskimeyen tarifleri yapmak,o günleri yaşıyorum tekrar,hafızamdaki yerlerini belirginleştiriyorum.

   Herkese güzel bir hafta sonu dileyerek tarife geçiyorum.

30 Eylül 2011 Cuma

DOMATESLİ PİLAV VE ZOR BİR MİM

  Hepinize hayırlı cumalar sevgili dostlar.Sevgili Pembe Kekik beni mimlemiş hem de iki kere.Ben de cevabı zor yazıya dökmesi kolay ikincisinden başladım,ilkini ise hafta sonu yazmayı planlıyorum.Mimin konusu "Ölmeden önce ne yapmak istersin?"Bu soru bana 15 yıl önce sorulsaydı "bungee jumping yapmak,trenle dünya turuna çıkmak"gibi cevaplar verirdim.Şimdiyse bırakın bungee jumping'i,aquaparkta su kaydırağından bile atlamıyorum.Gezmeyi hala çok seviyorum,fırsat olursa dünyanın görülmeye değer her yerine gitmek istiyorum ama konforumdan ödün vermeden.

  Şu an benim için bu sorunun cevabı ;çocuklarımın sağlıkla büyüdüğünü,birbirleriyle çok iyi anlaştığını,başarılı ve mutlu olduğunu görmek,pişirdiğim yiyecekleri satabileceğim küçük sevimli bir dükkan açmak,egede sahil kenarında eski mahalle dizilerindeki dostlukların yaşandığı bir yerde bahçeli bir eve taşınmak,ailemle sağlıklı ve huzurlu bir ömür geçirmek olur.

  Ben de bu zor soruyu cevaplamak üzere pası sevgili Meliha,Baharatın kızı ve Zeymuran'a atıyorum.Kolay gelsin arkadaşlar:)

  Kolay bir tarifle haftayı bitirmek istiyorum.Bu pilavda sadece bir miktar karabiber kullandım,hiç de kullanılmayabilir.Yoğun olarak domates lezzeti hissedilsin istedim o nedenle hafif bir yemek.Çok baharat sevmeyenler,mide rahatsızlığı olanlar ve çocuklar severek yiyecektir.


28 Eylül 2011 Çarşamba

ŞEFTALİLİ TART


   Nihayet buraya da geldi sonbahar,oğlumu okula bırakıp eve döndüm,yağmur çiselemeye başladı.Halbuki bugün meteoroloji burayı yağışsız göstermişti.Kapıda komşularla ayaküstü lafladıktan sonra yukarıya çıktım,bu sefer sağanağa çevirdi.Yağmurun yere düşerken çıkardığı sesleri dinleyip ,ıslanan toprağın  buram buram kokusunu içime çekerken ,bugünkü tarifimi yazmadan önce blogları ziyaret ettim.Sizlerle yaptığım şeftalili tartı paylaşmak istiyorum,şeftali bana göre pastalara çok yakışan meyvelerin başında geliyor,mevsimi bitmeden yapıp ev halkına tattırmak istedim.Tart hamurunu her zamanki kalıbın bir büyüğünde pişirdim,daha ince kıtır kıtır bir hamuru oldu.


27 Eylül 2011 Salı

ARMUT KOMPOSTOSU

  Dolaptaki armutları bozulmadan bitirebilmek için birazıyla komposto yaptım.Tatlı ihtiyacımız da meyveli hafif bir lezzet ile fazla kalori almadan karşılanmış oldu.


26 Eylül 2011 Pazartesi

IZGARA TAVUK PİRZOLA

    Hepinize dolu dolu ve güzel geçecek bir hafta diliyorum,umarım iyi bir haftasonu geçirmişsinizdir.

   Izgara tavuk yapacağım zaman mutlaka kalça kısmını tercih ediyorum çünkü göğüs eti ne kadar da marine edilse bize kuru geliyor.Tavuk etlerini bir gece önceden terbiyelemek en güzeli ama fırsat olmadıysa en azından üç-dört saat terbiyesiyle dinlendirelim ki sosun lezzeti içine işlesin.Ben evdeki fırının ızgara ayarında pişirdim.Mangalda daha da lezzetli  olur.



25 Eylül 2011 Pazar

KAŞIK SALATASI

  Malum bugün pazar,bir çok evde haftasonuna özel et ve tavuk yemekleri pişer.Ben de bu yemeklerin yanına çok yakışacak,iştah açıcı güzel bir salata tarifi vermek istiyorum.Malzemeleri küçük küçük doğrandığı için adı "kaşık salatası"olarak geçiyor.Nar ekşisiyle daha güzel bir sonuç alırsınız ama sumak ekşisi veya limon da kullanılabilir.